Uçarak geçen zaman sanki yavaşladı.Her şey ağır aksak ilerliyor gibi.Ben...Evde bir şeyler yapmak istiyorum ama yapamıyorum...İçimden gelmiyor.
Hemen dışarıya atıyorum kendimi.
Kalabalık olmayan ara sokaklara giriyorum.Yürüyorum.Bir yerlere oturmak da işime gelmiyor.Yürüyorum.Hava soğuk.Boş olan sokaklar dolmaya başlıyor.
"Bir kahve içme zamanı"
diye geçiriyorum içimden.
Karşıma çıkan ilk yere oturuyorum.
Facabook sayfamı açıyorum ve bir başkası için yazılmış bir yazıyı tekrar okuyorum;
https://www.facebook.com/diyap.guler1/posts/579455515473127
hissettiklerim berbat.İlk okuduğumda "şaka"
demiştim ama diğer yazıları da okuyunca hiç öyle olmadığını anlamış ve üzülmüştüm.
Yürümek rahatlattı mı?Hayır.Düşünceler peşimi bırakmıyor ki!
"Mekanın cennet olsun emi Diyap Bey."
diyorum ve sevdiğim resimlerinden bir kaçına göz gezdiriyorum.
NOT :
Yukarıdaki ilk 4 fotoğraf bana aittir.
En aşağıdaki 5 eser ise Diyap Güler'e aittir.Kendisinin olduğu fotoğraf ve eserleri yukarıda vermiş olduğum kendi facebook adresinden alıntıladım.









