müze etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
müze etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Mayıs 2014 Pazartesi

GÖRMEK İSTEMEZ MİSİNİZ?


ANDY WARHOL VE STEPHEN CHAMBERS

HERKES İÇİN POP SANAT


Pera Müzesi,7 Mayıs - 20 Temmuz 2014 tarihleri arasında Amerikan pop kültürünün ikonik isimlerinden Andy Warhol'u ağırlıyor. 








Sergide, Andy Warhol’un (1928-1987) Campbell’s Soup,Kovboylar ve Kızılderililer,Tehlikedeki Türler,Çiçekler,20. Yüzyıldan On Yahudi Portresi dizilerinin yanı sıra,Mick Jagger ve Lenin gibi ünlü isimlerin portreleri yer alıyor.Sergi,Slovak asıllı sanatçının Slovakya Modra’daki Zoya Müzesi koleksiyonundan derlendi.Amerikan hayat tarzını sorgulayan,sanatında kitle kültürü malzemelerini kullanan,çoğaltılabilirlik ve yeniden üretilebilirlikle içerik ve formu önemsizleştiren Andy Warhol sergisi,Türkiye’de ilk kez sergilenecek serigrafi dizilerini ve desenlerini izleyiciyle buluşturuyor. 








Fikirlerin,insanlar ve olayların metalaştırıldığı ya da metalaştırılma potansiyeli taşıdığı maddi bir dünyada Warhol,çoğaltılabilirlik ve yeniden üretilebilirlik teknikleri ile her şeyi nesne statüsüne indirgeyerek,içerik ve formu önemsizleştirdi.Popüler,fani,harcanabilen düşük maliyetli,seri imal edilen,genç,hazırcevap,hileli ve büyüleyici bir sanat üretti.Warhol popüler kültürün Amerika’da yaratılmış en iyi şey olduğuna inanıyordu;herkese on beş dakikalığına dünyaca ünlü olma şansını veren genç,eşitlikçi,anti-otoriter,demokratik bir kültür.Bütün kalbiyle,Amerikan popüler kültürünün mitleşmesi için uğraştı.



BÜYÜK ÜLKE VE DİĞER HİKAYELER


Pera Müzesi,7 Mayıs - 20 Temmuz 2014 tarihleri arasında İngiliz çağdaş sanatçı ve Londra Kraliyet Sanat Akademisi üyesi Stephen Chambers'ı ağırlıyor. 








Kraliyet Sanat Akademisi,Londra işbirliğiyle gerçekleşen,çağdaş sanatın önemli isimlerinden Stephen Chambers’ın (d. 1960) düşsel dünyasına yolculuk niteliğindeki sergisinde sanatçının son 20 yıla uzanan resim ve grafik işleri sergileniyor.Sanatında erken dönem Rönesans resminin etkileri izlenen sanatçının diğer baskı serileri ve yağlıboyalarında incelikle işlenmiş doku,figürler arası bağlantılar,yüzeyle sınırlı bir perspektif anlayışı ve süsleme unsurları dikkati çekiyor.Etkileyici yapıtı; William Wyler’ın 1958 yapımı aynı isimli western filminden ilham aldığı “Büyük Ülke” (The Big Country), 78 ayrı resimden oluşuyor. 





Büyük Ülke serisi engin Amerikan Ortabatısına göndermeler ve sınırsızmış gibi görünen ülkede yeni ve daha iyi bir yaşam hayali kuran göçmenlerin deneyimleri aracılığıyla aslında zaman ve mekândan bağımsız ve güncelliğini koruyan bir temaya da atıfta bulunuyor.Chambers’ın tarzı,geniş ölçek,konu ve mecra silsilesine rağmen her zaman tanınabilir biçimde kendisine ait olmuştur. 







NOT:
Fotoğraflar bana aittir.
Yazılar ise Pera Müzesinin aşağıda vermiş olduğum internet sitesinden alıntılanmıştır;















27 Mart 2014 Perşembe

SANATA DOKUNMAK 2


YA DA SANATIN DOKUNMASINA İZİN VERMEK

Tiyatrodan dumura uğramış bir şekilde çıktım.Öylesine,baştan sağma...Kendime kızdım.Akşam zaten bir tiyatro oyununa gidecektim araya sıkıştırmaya ne gerek vardı.Tiyatrodan çıkıp da gergin olmak,ilk defa yaşadığım bir şey.Allahtan uzun süren bir oyun değildi.Günümü kendime rezil edemem.Hemen biraz ileride ki Salt Beyoğlu'nu gezmek üzere giriyorum.







Her yazdığıyla zihnimizi bulandırmış Sevim Burak’ın meşhur Afrika Dansı kitabı,SALT Beyoğlu’da çokdisiplinli bir sanat projesi olarak sergileniyor.Bu proje videodan enstalasyona,sergiden performans ve dansa farklı disiplinleri bir araya getiriyor.









Marina Abramović ve Ulay
AAA-AAA, 1978
Süre: 9'19''


Marina Abramović ve Ulay,karşılıklı olarak dizlerinin üstüne çökerek birbirlerinin gözlerine bakmaya başlarlar.Önce aynı monoton sesi çıkarırlar ama zamanla bu bir yarışa döner:Kim daha yüksek bir sesle ve daha uzun bir süre boyunca bağırabilecek,haykırabilecek ve çığlık atabilecektir?İlk pes eden Ulay olur.Abramović sesi kısılana kadar bağırdıktan sonra ilk pozisyonlarına dönerler. 




Charles Atlas, MC⁹ (2012), SALT Beyoğlu, 2014
MC⁹ (2012), video sanatçısı Charles Atlas ile koreograf Merce Cunningham’ın 21 ortak işinden kısa sahneler içeren 9 kanallı senkronize bir video işidir. İzleyiciyi çevreleyen bu enstalasyon,iki sanatçı arasındaki 40 yıllık ortak üretim ilişkisini yansıtır.Sanatçıların birlikte geliştirdiği ve “medya dansları” olarak adlandırdığı radikal teknik,canlı performansa kamerayı dâhil eder.Kamera,sabit bir kayıt cihazından öte,koreografide aktif bir role sahiptir.

Sergiden mutlu bir şekilde çıktım.Akşam tiyatro öncesi karnımı doyurmak üzere bir yere oturuyorum.Ondan sonra da SekizinciKat'taki "Parti" oyununu izlemeye gideceğim.Oyun tam saatinde başlamadı.Duyurdukları saatte de başlamasaydı oyunu izlemekten vazgeçmem gerekecekti.Oyundan sonra da proğramım var ve yetişmem gerekiyor.Yahu oyun saat 19:00 da başlayacak diye proğram yapmıştım.Oyun çıkışı koştura koştura taksiye binip zar zor yetiştiğim proğramım.Yok bir daha bunu da yapmayacağım.Çok gitmek istesem de birinden vazgeçeceğim.

Her şeye rağmen sanatla dolu dolu geçen bir günü bitirdim.Yatağım beni bekliyor,deliksiz ve mutlu bir uyku için.

Kendinizi sanattan mahrum bırakmayın emi.

NOT1 :
SALTBEYOĞLU'nun aşağıdaki sitesini inceleyerek daha fazla bilgiye sahip olabilirsiniz;

NOT2 :
Fotoğraflar bana aittir.