5 Ekim 2012 Cuma

DOĞANÇAY MÜZESİ

                  DOĞANÇAY MÜZESİ





                 Gidilesi bir müzeden bahsetmek istiyorum;DOĞANÇAY MÜZESİ.
                 İstanbul'da yaşıyorsanız muhakkak her ne için olursa olsun bir istiklale uğruyorsunuzdur.Eee taksimden başlayıp tünele doğru yürüyüş yapıyorken çiçek pasajına varmadan balo sokağa dönerek devam etmenizde ne sakınca olabilir ki?Sokağın sonunda DOĞANÇAY MÜZESİ'ne de bir göz atabilirsiniz artık.Taksim-tünel yürüyüşünüze bir ara vermiş oluyorsunuz, dünyanın tanıdığı bir ressamın ve babası Adil Doğançay'ın eserlerine tanıklık etmek için.


                  Beyoğlu'nda bir zamanlar bir Rum ailenin yaşadığı zarif bir ev olan beş katlı bu bina 1999 yılında satın alınmış.Restore edildikten sonra 2004 yılının ekim ayında DOĞANÇAY MÜZESİ olarak kapılarını açmıştır.Doğançay Müzesi,Türkiye'nin ilk modern sanat müzesidir.İki ay sonra da İstanbul Modern açılmıştır.




                  Müzede sergilenen sanat yapıtlarının bir bölümü New York'taki atölyesindeki yapıtlarından,bir bölümü Türkiye'de depolanan çalışmalarından oluşturulmuştur.Müzede, duvarlardan ilham alan on dört resim serisinden örnekler,heykeller,taşbaskılar,fotoğraflar ve duvar halıları görülebilir.


 
 
                  Müzeyi gezmeye,asansörle çıktığınız üçüncü kattan başlıyorsunuz.Her katta büyülenerek,ruhunuza yeni ufuklar açıyor,hafiflemiş bir şekilde aşağıya doğru iniyorsunuz.




                  Sergiyi gezmeye başlayanlar üçüncü katta,Adil Doğançay Koleksiyonu'na ait,çoğu duralit üzerine yağlıboya tekniğiyle yapılmış eserleriyle,Burhan Doğançay'ın erken dönem figüratif resim ve çizimleriyle karşılaşırlar.







                  İkinci katta,Doğançay'ın duvarlardan ilham alarak ürettiği seriler başlar.Konunun işlenişi ve kullanılan teknikler tema olarak kent duvarlarını kullansada farklılıkları hemen göze çarpmaktadır.




                  Birinci kat ise Koniler serisi ve Kurdeleler Serisi'ne aittir.Bu serileri görmenizi isterim.Koniler kimisi doğal olarak kendisi kıvrılmış kimisi ressamın fırça darbeleriyle kıvrılmış.Şaşkınlık ve büyülenmeyle izliyorsunuz.Kirli duvarlarda ise gölgeleri,ışığı ve boyutu görün derim.Burada bazı resimlerini paylaştım,devamını da Doğançay Müzesi'ne giderek orada gözlemleyin.


 
 
                  Zemin katta ise müze resepsiyonu,müze mağazası ve kafe bulunuyor.Bu bölümde ayrıca ''kurdeleler serisi'' nden esinlenerek yapılmış,L'Atelier Raymond Picaud'da üretilmiş on dört halıdan biri olan Aubusson duvar halısı,fotoğraflar ve taşbaskılar sergilenmektedir.





                 Konusu resim olan kitaplığıma da iki tane kitabını kazandırmış oldum.

 
 
 
 

DOĞANÇAY MÜZESİ

Ücretsizdir.

Her gün 10:00-18:00 saatleri arasında açıktır.

ADRES:
Balo Sokak 42
34435 Beyoğlu
İstanbul/TÜRKİYE

Tel:  + 90 212 244 77 70-71
Fax: + 90 212 244 74 18

info@dogancaymuseum.org

www.dagancaymuseum.org

 
 

4 yorum:

Hayal Kahvem dedi ki...

Hıım, iyi oldu bu yazıyı okumam. İlk fırsatta gidip görmeli. Sağolun.

Mahmutun güncesi dedi ki...

Değecektir emin olabilirsiniz.

kahve telvesi dedi ki...

Yeşil kapı çok etkileyici geldi nedense...

Mahmutun güncesi dedi ki...

Rahatlatıyor insanı...