31 Ocak 2014 Cuma

TÜNEL SANAT GALERİSİ


RESİM SERGİSİ

Sıkça gittiğim galerilerdendir.Asmalı Sahne'de izleyeceğim "tavşan deliği" isimli tiyatro oyunu öncesi gezdiğim iki sergiyi sizlerle de paylaşmak istedim.Buyurun;

Tünel Sanat Galerisi "Alt Salon" da Teymur AĞALIOĞLU'nun "Doğa İzlenimleri" isimli sergisi var.





"...Sanatçının yağlıboya ve suluboya tekniklerinde yaptığı resimler yer alıyor bu sergisinde.Teknik ayrıma karşın her iki grup da aynı yetkinliğin,doğaya yaklaşımdaki aynı duyarlılığın izleri kendini göstermede.Ustalığın kolaylık kalıbına döküldüğü ama öyle olmadığı kesin,özgün işler karşısındayız.Teymur'un resimleri büyük kent karmaşasından kaçışın önemli bir kapısını aralıyor bizlere."
diye yazmış A.Celal Binzet serginin tanıtım kitapçığında.





NOT 1:
TEYMUR AĞALIOĞLU
1953 Gürcistan doğumlu Teymur Ağalıoğlu,1976 da Bakü Ezim-Ezimzade Devlet Ressamlık Okulu ve 1981'de Tiflis Devlet Güzel asanatlar Akademisi Resim Bölümü'nden mezun oldu.
Otuzdan fazla kişisel sergiye katılan sanatçının,T.C. Kültür Bakanlığı,Ankara Resim Heykel Müzesi,Denizli Belediyesi,Alanya Müzesi,Malezya,Fransa,İngiltere,ABD,Avustralya,İsviçre,Hollanda ve Almanya'da özel koleksiyonlarda eserleri bulunmaktadır.


Tünel Sanat Galerisi "Üst Salon"da ise İsmail Türel'in tual üzerine akrilik boya resim sergisi var.






NOT 2:
İSMAİL TÜREL
"1954 yılında Burdur,Karamanlı'da doğdum.Uzun yıllar suluboya çalıştım.Akriliğin olanakları kendimle örtüştüğü,bu teknikle rengin leke etkisi yaptığı,nokta ve çizgiye uyuştuğu için önemsemekteyim.İstanbul'u çizgisi ve canlı renkleriyle tuale yansıtmaktayım.
Resimlerimdeki dingin,renkçi boyutun yanında yapıların muhteşem formlarını dinlendirici bir anlatımla ifade etmeye çaba gösteriyorum.İstanbul'un simgelerini veya yaşadığım yerlerin sokaklarını kendi paletimde çizgi ve boyayı yoğurup fırçamla tualime aktarmak benim için bir haz,izleyicilere sunmak büyük bir mutluluktur.
Sanatı ve sanatçıyı seven tüm insanlara,
Saygılarımla."
diye yazmış İsmail Türel serginin
tanıtım kitapçığında.


NOT 3:
Her iki sergi 27 ocak-14 şubat 2014tarihleri arasında ziyarete açıktır.

ADRES :
Tünel Sanat Galerisi
Tünel/İSTANBUL


30 Ocak 2014 Perşembe

"FAUST" OYUNUNA DAİR...


FAUST


Faust,Goethe'nin neredeyse tüm yaşamı boyunca yazdığı ölümünden kısa bir süre önce bitirebildiği bir yapıt,hatta tüm eserlerinin birleşimidir denir.


Tek kişilik bu oyunun başlangıçta belirtildiği üzere 199. Gösterimini izlemek üzere koltuğuma oturdum.Oyunun başlangıcında ve yer yer bazı kısımlarında sanatçı almanca konuşuyor ama bu sizi oyundan koparmıyor.Almanca bilmesenizde o an neler olduğunu konuşmasından ve bir şey söylercesine kullandığı bedeninden anlıyorsunuz.
Sanatçı bizi kimi zaman Mephisto'nun kimi zaman Faust'un dünyasının içine soktu.Mephisto sanırım Faust'la birlikte bizi de kandırdı.Kandırıldığımı zaman farkını belirttiğinde elimde olmadan verdiğim şaşkınlıkla daha iyi anladım(bir gün nerede bir yıl nerede).
Yan unsur olarak aşk kullanılmış.
"Aşk aşktır."


Tek kişilik oyun ama içerisinde Mephisto,Faust,Faust'un aşık olduğu Gretchen,Gretchen'in annesi ve abisini,yaşadıkları yeri içerisinde barındıran bir çeşitlilik söz konusu.Hatta Tanrı...Mephisto varsa O'nun olmaması söz konusu olamaz.Nitekim son noktayı koyan da O.
Sanatçının yer yer anlattığı anektodlar oyuna ayrı bir lezzet katmış.
Kitaptan küçük bir bölümü izleyicilerden birine okutup (ki güzel de okudu) kitabı o kişiye hediye etmesi hoştu.Anısı olan kitap.


Hoşuma gitti.Alkışınız bol olsun.


FAUST

Yazan: Johann Wolfgang von Goethe

Uyarlayan, Çeviren ve Oynayan: Haydar Zorlu

Yöneten: Natalia Murariu.


SAHNE CİHANGİR


ADRES :
Ağa Hamamı Caddesi
Taktaki Yokuşu, 2B
Cihangir/İSTANBUL
(Bo Sahnenin biraz ilerisinde sağınızda aşağıya doğru inen merdivenlerin hemen yanındaki Ağa Bilardo yanında bulunmaktadır.) 

SAHNE CİHANGİR BİLGİ ALMAK İÇİN:


(17:00-20.30 arası)

Twitter: @Sahne_Cihangir
Facebook: Sahne Cihangir (sayfa), Sahne Cihangir (grup)

Sahne Cihangir Mekan Direktörü: Nelin Dükkancı

Faust SAHNE CİHANGİR de her ayın son pazar günü saat 16.00 da Almanca olarak, 18.00 de Türkçe oynanacaktır


NOT :
En alttaki iki fotoğraf bana ait diğerleri ise internetten alıntılanmıştır.

28 Ocak 2014 Salı

HER ŞEY BİR AN DURDU

HER ŞEY BİR AN DURDU


Uçarak geçen zaman sanki yavaşladı.Her şey ağır aksak ilerliyor gibi.Ben...Evde bir şeyler yapmak istiyorum ama yapamıyorum...İçimden gelmiyor.
Hemen dışarıya atıyorum kendimi.


Kalabalık olmayan ara sokaklara giriyorum.Yürüyorum.Bir yerlere oturmak da işime gelmiyor.Yürüyorum.Hava soğuk.Boş olan sokaklar dolmaya başlıyor.
"Bir kahve içme zamanı"
diye geçiriyorum içimden.
Karşıma çıkan ilk yere oturuyorum.



Facabook sayfamı açıyorum ve bir başkası için yazılmış bir yazıyı tekrar okuyorum;
https://www.facebook.com/diyap.guler1/posts/579455515473127

hissettiklerim berbat.İlk okuduğumda "şaka"
demiştim ama diğer yazıları da okuyunca hiç öyle olmadığını anlamış ve üzülmüştüm.
Yürümek rahatlattı mı?Hayır.Düşünceler peşimi bırakmıyor ki!


"Mekanın cennet olsun emi Diyap Bey."
diyorum ve sevdiğim resimlerinden bir kaçına göz gezdiriyorum.






NOT :
Yukarıdaki ilk 4 fotoğraf bana aittir.
En aşağıdaki 5 eser ise Diyap Güler'e aittir.Kendisinin olduğu fotoğraf ve eserleri yukarıda vermiş olduğum kendi facebook adresinden alıntıladım.

27 Ocak 2014 Pazartesi

"İKİNCİ DERECEDEN İŞSİZLİK YANIĞI" OYUNUNA DAİR...


İKİNCİ DERECEDEN İŞSİZLİK YANIĞI


Ülkenin ekonomi açısından çalkantılı bir döneminde iş arayan bir insanın başından geçenleri eğlenceli bir şekilde anlatan bir oyun.Çevresindekilerin kendisine bakış açısını,kendinin çevresine bakış açısını izliyor ve işsizlik günlerinin artmasıyla bu bakış açısının her iki taraf açısından nasıl değiştiğine yer yer kahkahalarınızla şahit oluyorsunuz.Tabii gülerken içinizin acıdığını da hissediyorsunuz.Anlatılanları bizzat siz yaşamadıysanızda çevrenizde yaşayanlar olmuştur.Dolayısıyle konuya hiç yabancı değilsiniz.


"Ruhumun arka bahçesi dağınık."
Bu cümle hoşuma gitti ve hemen dilime dolandı diyebilirim.Gerçi işlenen konuyla ilgili değil ama son günlerdeki beni,güzel yansıtan cümle olduğunu düşünüyorum.


Oyun içerisinde bir yerde
"Cehennemi yaşamak için illa ölmen gerekmiyor."
cümlesi geçiyor.Bu da her zaman söylediğim bir şey olması açısından kafamın içinde dolanıp durdu.Bir şöyle etrafınıza bakın bakalım...


Berkay Tulumbacı,oyun sonunda aldığı coşkulu ve uzun alkışı hak etti .Güzel bir oyun çıkardı.Kutluyorum.

İKİNCİ DERECEDEN İŞSİZLİK YANIĞI 


İSTANBUL DEVLET TİYATROSU

2 perde / 1 saat 40 dakika

Yazan : ALİ CÜNEYD KILCIOĞLU Yöneten : ELİF ERDAL

OYUN EKİBİ

DEKOR - GİYSİ TASARIMI
SUZAN ERBİLGİN

IŞIK TASARIMI
AKIN YILMAZ

DRAMATURG
GÜNAY ERTEKİN

YÖNETMEN YARDIMCISI
DİLEK GÜVEN

ASİSTAN
CENGİZ EŞİYOK

SAHNE AMİRİ
AHMET ALİ SARABİL

KONDÜVİT
EMRE AKGÜL

IŞIK KUMANDA
YUNUS ÖZLER

KARİKATÜRİST
EMRAH SÖNMEZ

DEKOR SORUMLUSU
FEHMİ ÖZEL

AKSESUAR SORUMLUSU
BARIŞ AKBAŞ

ERKEK TERZİ
YUSUF ÇALIŞKAN

OYUNCULAR
BERKAY TULUMBACI


ADRES :

İstanbul Devlet Tiyatrosu 
Mete Cad.Necip Akar İş Merkezi No:26 Taksim/İstanbul 

Rezervasyon ve Toplu Satış:0212-292 39 00/111 

Basın Tanıtım:0212-292 39 00/109 

Öneri Dilek ve Şikayetleriniz:0212-293 61 61/5 

Şişli Cevahir Sahnesi Gişe:0212-380 12 38 
Beykoz Feridun Karakaya Sahnesi Gişe:0216-465 88 21 
Harbiye Kenter Tiyatrosu:0212-296 09 36 
Taksim Gişesi:0212-245 25 90 
Üsküdar Tekel Sahnesi:0216-532 02 03Küçükçekmece DT Sahnesi:0212-424 24 19 
Küçük Sahne:0212-244 52 56 
 

e-mail:bilet@istdt.gov.tr 

NOT :
Fotoğraflar Devlet Tiyatrolarının aşağıdaki İnternet adresinden alıntılanmıştır:
http://www.istdt.gov.tr




26 Ocak 2014 Pazar

KAPILAR

KAPILAR


Kapılar...
Yeni açılanlar...Açılmamak üzere kapananlar...
Öncesi...Sonrası...
Güzel olanı...Eski olanı...
Gereksiz olanı...
Her zaman olanlar...
Olmaması olmasından daha hayırlı olanlar...
Menteşelerinden sökülüp atılanlar.O menteşelere yenileri takılanlar...


Her kapının açılışı yeni bir hayat,kapanışı ise başka bir hayat.

NOT:
Eserler Burhan Doğançay'a aittir.

25 Ocak 2014 Cumartesi

NEREYE?

Bilmem...


IŞIĞA DOĞRU

havada yağmur bulutları
yavaş yavaş süzülüyor.
günün karanlığı ise
içimin matemiyle sarmaş dolaş.

ufak bir ışık görüyorum/
çıkış kapısı.
oraya doğru koşuyorum.
koşuyorum...
koşuyorum...

içimden akan düşün seli
ve sen.
(M.YUMRU)


ÇİÇEĞE DOĞRU

seni başka türlü bilmek isterdim.
ekmek kırıntıları kuşlara,
yemek artıkları kedilere.
dikenleri elini yırtabilir gülün
yıpranmış bir defter arasında.

diken sıyırsa elini
gülün tüm özelliği sana geçse
her sabah sen de yıkasak yüzümüzü
seni koklasak,seni öpsek
bak beyaz bir güvercin.
          (M.YUMRU)


NOT:
Fotoğraflar bana aittir.
Bodrum'dan kareler.