2 Ekim 2014 Perşembe

YAĞMUR ÇİSELİYORDU


VE BEN ALDIRMIYORDUM


Güneşli güzel bir günün ardından yağmur,çiseleyen yüzünü gösterdi.
Ne olur ne olmaz diye yanıma aldığım şemsiyemi açtım.Yağmur altında yürümenin keyfi de başka oluyor.
Hani öyle bardaktan boşanırcasına yağmurdan bahsetmiyorum.



Sevdiğim bir semtteyim.Burası her zaman kalabalıktır.Rant uğruna yavaş yavaş tarihi yok edip yan yana AVM açmaya kalksalarda kültür ve sanatın beşiği bir yer :Beyoğlu.





Hemen girişteki Taksim Cumhuriyet Sanat Galerisine giriyorum."100 yıla 100 kare fotoğraf sergisi" var.
BEDAŞ bünyesinde fotoğrafçılık eğitimi alan "Boğaziçi Fotoğrafçıları" elektriğin İstanbul'da kullanılmaya başlanmasının 100. yılında,100 kareyle sanatseverlerin huzurunda.


Pera'da küçük fakat hoş bir yerde (ismini hatırlayamadım ama pera'dan Asmalı Sahneye çıkılan sokağın sağ başında bulunan yer)  
bir şeyler atıştırıp bira keyfi yaparak dinlenmek için güzeldi.


Yan Etki Sahne olarak adı değiştirilen Asmalı Sahnede "Başı bozuklar zirvesi" oyununu izlemeye sıra geldi.Tiyatro keyfi de vazgeçemiyeceğim bir keyiftir.
Sanki sahne ortada değil de bir köşede olsa daha iyi olurmuş gibi.
Ortadaki sahne iki etrafındaki izleyicilerle iç içe.O kadar iç içe olmayı gerektiren bir oyun olduğunu düşünmüyorum.Karşıdaki izleyicinin kazağını sessizce çıkarması bile dikkat dağıtmaya yetiyor.Hele koltukların kenarına konulan rengarenk çantalar.İlk başlarda oyuna odaklanmaya çabaladım bir süre sonra baktım ki başı bozuklar zirvesinde ne olup-bittiği umurumda değil.Bu benden mi kaynaklandı?Şöyle dönüp baktığımda oyundan aklımda kalan Tonguç Dikme'nin tek başına ki performansı.
Oyunun seyircisi ve alkışı bol olsun.


NOT :
Fotoğraflar bana aittir.

2 yorum:

The Backyard of My Life dedi ki...

Çok güzel fotoğraflar... İyi bayramlar...

Mahmutun güncesi dedi ki...

Teşekkür ederim.
Size de iyi bayramlar.