3 Ağustos 2013 Cumartesi

KISKANÇLIK ÜZERİNE

KISKANÇLIK ÜZERİNE




Bazen çevremdeki insanların beni iyi tanımadıklarını düşünürüm.Oysa sevgimi,tepkimi,hoşlanmalarımı,kızgınlıklarımı,sinirlenmelerimi açık ve net gösteririm.Tavrım açık ve nettir.Ortası yoktur.

Çevremdeki insanların maddi olarak sahip oldukları beni ilgilendirmez.Evi,yazlığı,son model arabası v.s. olmuş,umurumda olmaz.Sadece kendileri adına sevinirim.
''Ev aldım''
''Hayırlı olsun,güle güle otur''
''Araba aldım''
''Hayırlı olsun,kazasız belasız kullanmak nasip etsin''
derim,içten hiç bir art niyet söz konusu olmaksızın.Dünyayı satın alsalar umurumda olmaz.

Bir bakmışsın uzun süre bir araya gelip konuşmadığın  insan,yanında ve tek söylediği şey;
'' ev aldım''
ya da 
''araba aldım''.
Eee ne yapayım.İşte yukarıda yazdıklarımı söylerim.Yapabileceğim başka bir şey de yok.Uzun süre görüşemediğin kişiyle telefonda konuşurken buna benzer şeyler söyler.Haydaaa.Banane yahu.Senin kaç eve,hangi model arabaya sahip olduğun beni ne ilgilendirir.O seni ilgilendirir.Bu şekilde mutlu musun?Tamam.Ben bilsem,başkası bilse ne yazar.

Burada sinir olduğum şey;uzun süre görüşmediğin ve konuşmadığın kişinin merhabadan sonra bunu söylemesi.Eee ne oluyor o zaman?Bunu söylemek için yanınıza geldi veya telefon açtı.Zaten samimiyetinizin olduğu insanın bu tür durumlarıyla haberdarsınızdır ve bir şekilde olayın içindesinizdir.Bunun dışındakiler;
''Neyin peşindesiniz?''

Kıskandırmak mı?Egoyu tatmin etmek mi?Benim çok şeyim var,demek mi?Bu nedir,adlandıramıyorum.O zaman söyleyeyim;
''Kimi kıskanırım bilir misiniz?Hayatın her anını dolu dolu yaşayan insanı kıskanırım.Onun ötesi fasa fiso.''
Bir çok tane evin olmuş,son model araban olmuş,yazlığın olmuş banane yahu.Hele onları elde ederken hayatından ve birlikte olduklarının hayatından çaldıklarını düşünürsek,neyini (neyinizi) kıskanacağım yahu.Hani aptal insan karşısındaki insanıda kendisi gibi biliyor ya,bu tarz şeyleri söylediğinde kendisi çatır çatır çatladığından karşıdakide aynı durumda zannediyor.Banane,yahu banane,banane.

Geç bunları anam-babam,hayata bir kere geliyoruz ve her anı değerli.Olanaklarım ölçüsünde istediğim gibi geçirmek isterim bu zamanı.Mal mülkle aklını bozmuş yaşamaktan uzak insanlar (onlar yaşadıklarını düşünürler) beni ilgilendirmiyor,bunu bilin.

Hani daha önce bahsettim ya ''dolu dolu yaşayan insanı kıskanırım'' diye,bunuda kötü anlamda söylemedim.İmrenirim,ah keşke ben de yapabilseydim diye geçiririm.Mutlu olmaya çalışırım.Eğer ben yapıyorsam zaten mutluyumdur istediğim bir şeyi yapmaktan.

Ben yaşamayı seven ve kendi olanakları ölçüsünde değerlendiren biriyim.Hayatımı doldurmaya çalışıyorum.Anılarımı,yaşamışlıklarımı hem kendimle hem de çevremdekilerle çoğaltmaya çalışıyorum.Mal için hayatınızdan (hayatlarınızdan) feragat ediyorsanız bu sizi ilgilendirir.Bana bulaştırmayın.

Başkasına karışmaksızın herkes nasıl istiyorsa öyle yaşasın.Ben karışıyor muyum size?Yaşıyor olmayı kendim için değerli kılmaya ve yaşadığımı hissetmeye çalışıyorum.Bunun için elimden geleni yapıyorum.

Siz öyle yaşayın emi...Ama herkesi de kendiniz gibi sanmayın kuzum,Allahaşkına.

2 yorum:

arya tellice dedi ki...

Benim bir kız arkadaşım vardı, tam 9 yıllık bir arkadaş.
Paraya ihtiyacı oldu verdim, benim bulduğum işte beraber para kazandık, mutlu günlerini beraber kutladık, sevgilisinden ayrıldı birlikte üzüldük, yenisini buldu yine beraberdik.
Sonra araya 3 yıl girdi ve hiç görüşmedik.
Sonra onu aradım kaldığımız yerden devam edebilmek için.
Önce evim sobalı olduğu için çok üşüdüğünü söyleyip durdu.- Hani sobalı evlerde tek bir oda ısınırya, sanırım o diğer soğuk odaları benim sıcacık tek odama değişti-
Sonra benim dışarı fazla çıkmadığımdan dert yandı.- ama benim minik bir kızım olmuştu ve onun öz bakımı için bana ihtiyacı vardı-
Sonra beni eleştirmeye başladı sen artık sadece annesin fazlası değilsin diye - sanırım benim diğer özelliklerimi görecek gözlerini o 3 yılda kaybetmişti-
2 yıl daha görüşmedik. Bu sefer o beni aradı,tabi ki ben ilk tanıdığım arkadaşımla karşılaşacağımı sanmıştım.
Tüm konuşmaları o yaptı; 250 metre kare dubleks evinden, takılarından yeni saç modelinden, bulduğu züppenin son model arabasından vs vs vss.
Daha birçok parayla satın alınabilen ama bazı insanların umursamadığı şeyleri 6 ay hep dinledim.
Sonramı yine bir ayrılık.
Şimdi anlattığı hiçbir şeye sahip değil, enteresandır susup dinlediğim halde hemen hemen bunlara ben sahibim.
Şimdi önümde 2 seçenek var; ya onu arayıp artık ben anlatacağım.
Ya da bunların hiçbir önemi olmadığının, kıskançlığın, kibirin, malıyla övünmenin ne kadar boş olduğunu farkedip kendi yaşantımı onurumla sürdüreceğim.
İkinci seçenek paha biçilemez. İnsanın kendi düşünce ve zevkleriyle yoğrulmuş bir hayatı yaşaması.
Sanırım sende öyle yapıyorsun arkadaş...

Mahmutun güncesi dedi ki...

Evet,doğru tahminde bulunmuşsun.
Arkadaşlıkta araya yıllar girdiğinde maalesef ilk günkü gibi tekrar başlanmıyor,başlanamįyor.O zaman aralığında yaşananlar,insanın kendisine o kadar kakısı vardır ki,artık o eski kişi değildir.Hayata,insanlara,bir çok şeye bakışı değişiyor.Bu konularda kendimi zorlamıyorum,herkes kendi yoluna diyorum.
Nazım Hikmet'in sevdiğim uzun bir şiirinden küçük bir alıntı yaparak yazımı noktalamak istiyorum;
''ama arkadaşlık ağaca benzer
kurudu mu
yeşermez artık.''