12 Kasım 2013 Salı

KABUS (ÖYKÜ 18)

KABUS


Gecenin bir yarısı,eğlenceden çıkmışım.Eve gitmeden bir şeyler atıştırmak istiyorum.Alkol,felaket acıktırıyor.Dürüm yemek ve yanında da ayran içmek istiyorum.Girdiğim mekanda istediklerimi garson getiriyor.Bir elimde dürüm diğer elimde ayran.Kapalı ayran.Açmaya çalışıyorum.Açamıyorum.O açılmamak için ben ise açmak için uğraşıyorum.Garsonun her şeyi ellediği eliyle getirip masaya koyduğu pipetle gözgöze geliyoruz.Kapalı değil,al-kullan misali.
"Hayır" 
diye içimden geçiriyorum ve uğraşmaya kaldığım yerden devam ediyorum.Oldum olası pipetle bir şey içmekten hoşlanmam.Halbuki ne uğraşıyorsun,sok pipeti ayranını iç.Nasılsa alkollüsün,bahanen hazır.
"Yokkk".
Hiç değilse diğer elimdeki dürümü bıraksam bir yerlere,daha rahat açarım ya!
"Yokkk".
"Aaaa"
Hiç beklemediğim anda açılıveriyor.Ansızın açılan ayran kapağı dengesiz vücudumun dengesini tamamen bozuyor.Sıkı sıkıya tuttuğum ayran sanki birden hafifleşiyor.O an ne yapacacağını şaşırırsın ya,o durumdayım:Dökmekle dökmemek arası.Ben ne kadar uğraşsamda...
"Abooo"
Döküldü...
Ayran hemen yan tarafımda oturan yabancı kadının ceketinin omuzundan aşağıya doğru akmaya başladı bile.Yanındaki erkekle farklı bir dille konuştuğu için yabancı dedim.Gözleri de asyalı insanlarda olduğu gibi çekikti.
Ne olduğunun farkında bile değil,konuşmasına devam ediyor.Simsiyah kadife çeket,omuzdan itibaran aşağıya doğru bembeyaz.Çakırkeyif değilim artık.Gözlerim yuvalarından çıkacak şekilde şaşkınlığında ötesinde.Benle beraber bu olayı gören çalışanların hepsinin gözleri yuvalarından çıkacak gibi.Müşteriler,gözlerine perde inmiş gibi,herkes kendi halinde.
Biri sarhoş mu,ayılmasını mı istiyorsunuz,böyle bir şey yapın dakikasında fıldır fıldır olsun.
Keyfim yerinde,laf dalaşı yaşamak istemiyorum.
"Yanındaki erkek kavga çıkarsın ki"
diye düşünüyorum.
"Off şimdi bunla kavga etme oyunu mu oynayacağım?
diye kızıyorum kendime.Hayatım boyunca doğru dürüst kavga etmemişim.Ne bilim denk düşmemiş işte.
"Ayıldığımı sizlerde anlıyabiliyorsunuz değil mi?"
"Sarhoş insan bütün bunları nasıl düşünsün değil mi ama?"
...
"I am sorry"
diyerekten elime aldığım tomarla peçeteye, omuzdan itibaren ayranı emdiriyorum.
"Not at all"
"...."
önemli değil gibi bir şeyler söylüyor.Ama ben bu arada o çirkin görüntüyü hemen yok ediyorum.Yanında ki ne oluyor diye merak edip ceketin arkasına bakmıyor bile.Kadın da ceketi çıkarıp bakayım demiyor.
"Ohhh"
rahat bir nefes alıyorum.Şimdi dürümümü yiyebilirim artık.
"Bir ayran istesem mi?"
diye düşünüyorum.Masada ki dökülmüş ayranla gözgöze geliyoruz.Dudak kıvırıyorum.
"Amannn yanında da ayran oluvermesin"
diyorum.Dürüm elimde sıraselviler'e çıkıyorum.Çeketi üzerinden çıkarttığında yüzünün alacağı şekli şimdiden görür gibiyim.
"Kurutemizlemeye vermeden o çeket adam olmaz"
diye düşünürken yüzümde hınzır bir gülümseme peydah oluyor.Kalabalığın içerisinden cihangir'e doğru yürürken kendime daha fazla hakim olamıyorum ve diğer insanların şaşkınlığı arasında bir kahkaha patlatıyorum.Hatta içlerinden bazıları ne olduğunu bilmeksizin bana eşlik ediyorlar.
"Hahahaha Hahahaha"

NOT :
Öyküme konu olan resim akrilik çalışmamdır.

2 yorum:

The Backyard Of My Life dedi ki...

Yabancılar bu konuda gayet cool. Ceketi çıkarıp görseydi bile dert etmezdi muhtemelen. Size de bizlerle paylaşacak komik bir anı olmuş :)

Mahmutun güncesi dedi ki...

:)