19 Mayıs 2015 Salı

"DİKTAT" OYUNUNA DAİR...


DİKTAT


Aynı savaşta farklı taraflarda olmuş aile üyelerinden abi ve kardeşin(üvey),geçmişte ve şu an yaşadıklarından kesitler izliyoruz.

Savaşın gerçekte abinin olmak istediği şeyi ve hayallerini engellediğini öğrenmek içimi acıttı.
Küçük kardeşin ise çocukken yaşadığı olayın (ki bu olayda babası ölüyor) etkisinden ömrü billah kurtulamadığını görüyoruz.
Ne acı bu olay tüm hayatını da etkilemiş.


Nefreti ve geçmişin yaşanılan o acısını hissedemedim.
Geçmişten birşeyler anlatılırken,
yüzde hiç bir duygu emaresi  olmaksızın gözlerin öylesine bir yere bakıyormuşcasına olması...
"Tutku" nerde?
Duygu coşmaları yaşanırken içerisinde barındırdığı iniş/çıkışları (tüm duyguları) coşkuyla yaşatıp yerimde oturtmamalıydı diye düşünüyorum.Onlar sahnede ben de oturduğum yerde darma duman olmalıydım.
Olmadım...


Bir savaşın aile bireylerine yaşattıkları...
Farklı taraflarda,farklı yerlerde farklı farklı yaşanan yaşamlar...
Oysa yaşam hepimize "hayatın kendi etrafımızda dönmediğini" nasıl da göstermiştir.Oyunda bunu hissettim.


DİKTAT


DİYARBAKIR DEVLET TİYATROSU

Süre :75 dakika/Tek Perde

YAZAR
ENCO CORMANN

ÇEVİRNEN
NÜKHET İZET

YÖNETMEN
IŞIL KASAPOĞLU

DEKOR - GİYSİ TASARIMI
HAKAN DÜNDAR

IŞIK TASARIMI
İZZETTİN BİÇER

BESTECİ
FATİH ÇİÇEKLİ

YÖNETMEN YARDIMCISI
PELİN TOZKOPARAN

SAHNE AMİRİ
NİHAT DOĞRU

KONDÜVİT
UMUT AYANOĞLU

IŞIK KUMANDA
OĞUZ YILDIRIM

SUFLÖR
YUNUS EMRE ÜNLÜ

OYUNCULAR

MÜMTAZ AYDOĞAN MENGİ
FATİH YURDAKUL

SESLER
CÜNEYT TÜREL
TİLBE SARAN


ADRES:

İstanbul Devlet Tiyatrosu 
Mete Cad.Necip Akar İş Merkezi 
No:26 Taksim/İstanbul 

Rezervasyon ve Toplu Satış:

Basın Tanıtım:

Öneri Dilek ve Şikayetleriniz:

Şişli Cevahir Sahnesi Gişe:

Beykoz Feridun Karakaya Sahnesi Gişe:

Harbiye Kenter Tiyatrosu:

Taksim Gişesi:

Üsküdar Tekel Sahnesi:

Küçükçekmece DT Sahnesi:

Küçük Sahne:

Fax:

e-mail:bilet@istdt.gov.tr

NOT 1: 
Fotoğraflar İstanbul Devlet Tiyatrosu'nun internet sitesinden alıntılanmıştır.
İnternet adresi:

 
NOT 2:
Oyun hakkında yazdıklarım eleştiri değildir.Sadece o an bana hissettirdikleridir.Bu konuda tiyatro eleştirmenlerini okumakdan çekinmeyelim.Eleştiri daha güzele ulaşabilmek için farklı bir yoldur.
Eleştiriyi yürek kaldırmalıdır.
Görünmeyeni görünür yapar.Eğer siz de bunu istiyorsanız problem yoktur.

2 yorum:

kahve telvesi dedi ki...

En çok neye üzülürüm biliyor musunuz, yan yana olan insanların farklı dünyalarda yaşamasına.. Kimse kimsenin acısını, iç dünyasını bilmeden ömür geçer gider. Ne hikmetse, bir birlerine dayanak olacağına, düşman kesilirler..Özellikle de kardeşler...

Mahmutun güncesi dedi ki...

Karşıdakini anlamaktan uzak herkes kendi dünyasından bakıyor.Olanı değil görmek istediğini görüyor.
Yaşam öylece geçip gidiyor...