1 Şubat 2014 Cumartesi

GEÇMİŞE MEKTUPLAR (MEKTUP 1)


1.MEKTUP


Bak,ocak ayı bitti.
Aylar ne çabuk geçiyor yılları peşi sıra sürükleyerek.Göz açıp kapama misali.
16 yıl olmuş.
Neler yaşandı neler.Sensiz.
Bazen düşünüyorum da oturup doğru dürüst sohbet etmişliğimiz var mı diye,bulamıyorum.
Suçluyorum sanma.Asla.
Sizin jenerasyon böyleymiş;mesafeli,konuşmayan,içinden seven.
Ben,böyle değilim.Her duygumu ortaya saçıyorum.Böyle olmalı insan diye düşünüyorum.Bilmem,belki de içten pazarlıklı,yüzüne başka arkandan başka,yalancı,her yaptığı şeyde samimiyetten uzak,ikiyüzlü insanları bunun için sevmiyorum.Bu tür insanlara bazen tahammül etmek zorunda kalıyorum ama genelde etrafımdan def ettim.Zor biriyim ama bir o kadar da kolay.Açık ve net.Karşımdakinin anlayacağı dilde açıklamamı yaparım.Aynı şeyler devam ediyorsa zor tarafım o zaman devreye girer.Bir de bakmışsın dünyamı kapatmışım,karşımdaki istese de giremez artık.Zor insandan kastım bu.Bu durumun çok kötü olduğunu da biliyorum.İki taraf için berbat.O nedenle arkamı dönüp çekip gidiyor ve bu işkenceye son veriyorum...
Kendimden niye bahsediyorum ki?Sana kendimi anlatmak...Amacım bu değil.
Bu derece olmasa da tanıdığını düşünüyorum.

Seni merak ettim.
Nasılsın?
Oralarda rahat mısın?
İncitiyorlar mı?
Hesap sorman gereken tanıdık birilerine rastlayıp yakasına yapıştın mı?
Yoksa burada olduğu gibi her şeyi oluruna mı bırakıyorsun?
Hâlâ alttan almaya mı çalışıyorsun?
Ahhh öyle yaptında ne geçti eline?
Gerçi diyeceksinki karşıdakinin eline ne geçti?
Neyse bütün bunlar senin bileceğin şeyler.

Biraz erken gitmedin mi?
Gerçi ne zaman olursa olsun hep erkendir.

Biliyor musun,hatıralarımda hep son senelerin var.Oturmuş çayını içiyorken ya da bahçeyle uğraşırken...
...
Gelemiyorum,kusuruma bakma.Sen de biliyorsundur düşüncelerimde her zaman varsın.
Birinin yakını vefat ettiğinde
"başın sağolsun"
diyemiyorum.Bazen çok zorluyorum kendimi ama olmuyor,yapamıyorum.
"Ne düşünürse düşünsün"
diyor hayatıma devam ediyorum.
Olmanı isterdim.
Varsın fazla bir konuşmamız olmasın.
Yaşanılan yılların bana katkısı büyük.Şimdi seni daha iyi anlıyorum.Ne bileyim oralarda düşünmek için senin de belki zamanın olmuştur.Beni anlıyorsundur umarım.

Teşekkür ederim.Emeğin çok.Okuttun.Şimdi düşünüyorum da üç çocuk birden okutmak hiç de kolay değilmiş.Bir gün dahi şikayetini duymadım.
Teşekkür ederim.İyi insan olarak yetiştirmek için elinden geleni yaptın.Sanıyorum emeklerin boşa gitmedi.

Güzel bir masa hazırladım.Hadi buyur...
Her zaman olmasa da arada bir,keyfim yerindeyse böyle güzel bir sofra hazırlarım.Pikaba bir türk sanat müziği plağı koyar,bir şişe de şarabımı açar ve sofranın keyfini çıkarırım.
Bir kadeh rakı...
Ben,rakı içmiyorum.Senin için olduğunu anlamışsındır.Eğer küçük oğluna müsade edersen sana birayla eşlik edebilir.
"Müsade ediyor musun?"
Gerçi sen müsade etsende karşında içer miyim bilemiyorum.İçmesemde yanlış anlama.Şişe öylece önümde dursun.
Maksat muhabbet olsun.
...
"Dönülmez akşamın ufkundayız vakit çok geç".

NOT :
Diğer mektuplarımı da aşağıdaki linkleri tıklayarak okuyabilirsiniz;

4 yorum:

Insan Yavrusu dedi ki...

etkilendim ama ben bundan :)

özii dedi ki...

Bişey diyemedim :( etklleyici gerçekten..
mekanı cennet oldun :( ama harika evlatlar yetiştirmiş en güzeli...

Mahmutun güncesi dedi ki...

:(

Mahmutun güncesi dedi ki...

Teşekkür ederim.
:(