10 Ekim 2013 Perşembe

BİR TİYATRO OYUNU,BİR SERGİ VE BİR KONSER

GÜZEL BİR GÜNE BAŞLAMAK


Pazar günü Devlet Tiyatrosu Küçük Sahnede oynanan ''Lütfen kızımla evlenir misin?'' Oyununa gittim.Saat 15:00 de başlayacak oyun için İstiklal'de Atlas Pasajı içerisinde bulunan salona doğru yütürken pasajın tam karşısında bir sergi ilanında-aynı yerde saat 15:00 den sonra gezilebileceği yazıyordu.Ehhh Bayblon'daki jazz konseri öncesi gezme olanağım olacak düşüncesiyle oyunu izlemek üzere Atlas Pasajına doğru yürüdüm.







Tiyatro sonrası hemen Ermenistanlı ressam Shmavon Shmavonyan, Beyoğlu İstiklal Caddesi’ndeki Atlas Pasajı karşısındaki Yunanistan Konsolosluğu’na bağlı Sismanoglio Megaro Binası’a girerek sergiyi gezmeye başladım.Bayıldım.Kullanılan teknik,fırça darbeleri ve o renkler aklımı başımdan aldı.İster fırça ister spatula kullanayım,bu derece rahat,hoş ve renkli resimler yapmayı nasıl istiyorum ve oluşturmak için nasıl çalışıyorum bir bilseniz.Resimlerin karşısında durup uzun süre seyrettim.Hatta kendim yapmış gibi hâyâl de ettim.Beni ifade eden resimlerin sergilendiği galerilerden çıkmak istemiyorum.Böyle tabloları izlerken mutlu oluyorum.O nasıl mutluluk şu an yazıya dökemiyorum.Yaşamak lazım.(Yukarıda ressam SHMAVON SHMAVONYAN'ın eserlerinden bazılarını görüyorsunuz)




Sergiden çıktığımda uçuyor gibiydim.Ayaklarım yere basmadığı gibi İstiklal'in o kalabalığı adeta bana yürümem için yer açar gibiydi.Asmalı mescite ne zaman,nasıl geldiğimi hatırlamıyorum.Bayblon'un kapısının önünde içeri girmekle meşgul olduğumun farkına vardım.Bu ruh durumunda konser izlemek...Ne hoş...

NOT 1:
Ünlü sanat eleştirmeni Judy Seckler, “Resmine Marc Chagall’dan esintiler katan Shmavon Shmavonyan’ın sanatında izlenimciliğin etkisi hemen hissedilir. İzleyicide zaman zaman vitray algısı da yaratan tablolarında gözlemlediğimiz yumuşak fırça darbeleri ve parlak renklerle oluşturduğu lekeler başarıyla bütünleşerek izleyciyi büyülü bir atmosfere sürükler . Bu da ressamın özgün üslubunun en belirgin özelliğidir” şeklinde yorumluyor  Shmavon’un resimlerini.

NOT 2:
Fotoğraflar bana aittir.

6 yorum:

Imge dedi ki...

Oyunu tavsiye eder misin peki? Görelim mi?

Mahmutun güncesi dedi ki...

Eğlencelik.Sıkılmaksızın bir vakit geçiriyorsunuz.Gidip-gitmemek size kalmış.

sihirli süpürgeee dedi ki...

sizin yazılarınızı okurken istanbulu yaşıyorum sanki bana istanbuldan uzakta, oranın kokusunu hissettirdiğiniz için çok teşekkür ederim

Mahmutun güncesi dedi ki...

Bu güzel yazınız için ben teşekkür ederim.

Biraz Şöyle Biraz Böyle dedi ki...

Muhteşem bir günün özeti, en kısa sürede sezonu açabilmeyi diliyorum kendi adıma :)

Mahmutun güncesi dedi ki...

İnsanın istediği ve sevdiği şeylerle uğraşması gibi yok.Bu her zaman mümkün olmuyor.Mümkün olduğunda da o günü uzatabildiği kadar uzatmak istiyor.
Kişi istediği ne olursa olsun yapabiliyorsa o gün sezonu her türlü açmıştır zaten.:)Önemli olan onu öylece sürdürebilmeli...
Tiyatro sezonumu Tiyatro D22 de Meltem Cumbul'un yönettiği''BENT'' oyununu izleyerek yaptım.Bu tiyatroya ilk defa gittim.Tünelin biraz aşağısında sahnesi geniş güzel bir tiyatro.Buraya gitmemiş tiyatroseverler yolunuzu düşürün deerim.