16 Mart 2014 Pazar

SAYGISIZLIĞA BAKAR MISINIZ?


SANATÇILARIMIZA BU SAYGISIZLIĞI YAPMAYALIM

Geçen hafta "Nice Yıllara" isimli oyunu izlemek üzere küçük sahneye girerken kapıda isanlar bilet soruyorlardı.Gişeden
"Hayır"
yanıtını alanlar üzülüyor ve hemen gelen izleyicilere fazla bilet olup olmadığını soruyorlardı.Bunların bir kaç kişi olduğunu düşünmeyin.Çok insan vardı.Hatta aşağıdakilerden biri hızını alamamış yukarıdaki oyun izlemek üzere girmiş insanlardan bağıra bağıra bilet soruyordu.Tabii yapacak bir şey yok,kibarca aşağıya indirildi.

O kadar tiyatroya giderim böyle bir şeye uzun süredir ilk defa şahit oluyorum.Üniversite yıllarımda da böyle şeylere çok şahit olmuşumdur.Hatta bir keresinde tiyatro kapısında o kadar bekleyen insanın içinden oyuna gelenlerden bir tane bilet bulabilmiştim.Dünyalar benim olmuştu.

Tabii buraya kadar güzel bir tablonun mutlu eden kısmını gördünüz.Salona girince içerisinin dolu olduğunu görüyorsunuz,bu da güzel.Yılların sanatçısı Defne Yalnız'ın oynadığı güzel bir oyun izlemeye başlıyorsunuz ve bir solukda 1. perde bitiyor.
Esas üzücü kısım (benim için) 2.perdenin açılışına doğru.Dolu olan koltuklardan bazıları boşalmış.Gelde üzülme.Aşağıda bilet diye çırpınanlar ve oyun bitmeden çekip gidenler.

Bana göre gidenlerin bir kısmı hiç bir inceleme yapmadan bilet alanlar.Dolayısıyle tek kişilik oyunlardan sıkılanlar (bu oyunda sıkılmayı gerektiren bir şey yoktu) .Tiyatro bilinci olmayan,arkadaşıyla zaman geçirmek için gelen gençler.Onlar için oyunun ortasından çıkmanın bir sakıncası yok.Sanatçıya ya da oyuna girmek için bilet soran insanlara yaptığı saygısızlığı mı düşünecek?Çıktı,gitti,bitti.
Ama gelmek için çırpınan o kadar insanın hakkını yediler.Yazık değil mi?
Oyun sonunda herkes ayakta,ortalık alkıştan inledi.Bu zevki yaşamak,oyunu izlemek kadar güzel.

4 yorum:

özii dedi ki...

yazık olmuş gerçekten...

Mahmutun güncesi dedi ki...

:((

arya tellice dedi ki...

Sunay Hoca (Sunay AKIN) bana oyuncak müzesindeki bir sohbetimizde
- çok kalabalık olmasına gerek yok,zorlamayın insanları bırakın gelmesinler, zaten gelselerde anlayamazlar - demişti.
Yani bazen sinemaya gideriz arkadaşımla çıkışta söylediği ilk cümle
- birkaç mağaza gezelim olur.
Ya da bir sergi gezilir ilk cümleler
yemek yenicek iyi bir mekan seçimi olur.
Bir filmden çıkışta gözlerde o sihir yoksa, yüzde tebessüm dillere filme ait birkaç cümle yerleşmemişse gelmesinler.
Bir sergiden sonra şöyle havayı derince soluyup kendini arınmış hissedemiyorsan, düşündüğün ilk şey midense bırak gelmesinler.
Bu yüzden bunları artık hep tek başıma yapıyorum, inan çok daha zevkli.
Hoca haklı;
Bence sende kendini üzme gidenlerin cümleleri yoktu gittiler.
Senin cümlelerin vardı kaldın.
Giremeyenler ise cümlelerini söyleyecek bir yer muhakkak bulurlar.

Mahmutun güncesi dedi ki...

Çok güzel yazmışsınız.Ben de bahsettiğiniz nedenlerden dolayı bu etkinlikleri tek yapmayı tercih ediyorum.
Yanınızdakinin ofultusunu pufultusunu çekmek zorunda kalıyorsun.Gezdiğiniz sergiyi keyfini çıkara çıkara incelemek istiyorsunuz "hadi hadi" lafları...
V.s.